İnziva’yı Unuttuk mu?

27 Mayıs 2019
82 Okunma

 

Zor zamanlarda mı yaşıyoruz?

Modernizmin ve dahi postmodernizmin ortalığı kasıp kavurduğu, sosyal medya denilen ağın bir gayya kuyusu gibi insanları çektiği zamanlardayız. Varolmak için, varlığımızı anlamlandırmak için, varlığımızı farkettirmek için, onaylanmak için yitip gittiğimiz mecralarda vakitler vakitler öldürüyoruz…

Hergün sabah mesaisinde kapitalizmin sert yüzüne çarpan, akşam iş çıkışlarının hengamesinde kendisini eve zar zor atan insan o saatten sonra vaktinin hangi kısmına sahip çıkabilir?

Vakitlerimizi nakite dönüştüren sistemin zalim çarkları arasında bir anlık durup dinlenmek kabil değil. Fakat bu hep böyle mi gidecek? Yani insan, kendi başına bir birey olarak kapitalist sömürü sistemine rağmen zamanına sahip çıkarak surda bir gedik açamaz mı?

Bir köleliğin gönüllüleriyiz. Acaba bu gönüllü kölelik devam ederken biz kendi hayatlarımızda küçük dinlenme alanları, durup düşünme aralıkları oluşturamaz mıyız?

Sistem bizi öğütedursun, erdemli, çevresine faydalı, diğergam ve kendi kendiyle barışık insan olmak konusundaki ısrarlarımız asla dinmiş değil. Herşeyimiz varken mutsuz olmamız, hep birşeylerin eksik olduğu hissine kapılmamız bundan. Mayamız gereği süreki iyiyi arayışımız var. Bulamadığımızda huzursuzluk hissettiğimiz şey bu.

O halde bu iki arada bir derede kalmış halimize bir merhem bulabiliriz miyiz?

Yaralarımızı az da olsa, kabuk bağlayacak hale getirebilir miyiz? Kendimizi dinleyerek, etrafımızdaki gürültüden, koşturmacadan, hızdan, karmaşadan uzaklaşıp ‘bir aralık’ kendimizi dinleme imkanımız var mı?

 

Gün İnzivası

Bilindiği gibi sufiler Allah’a yaklaşabilmek amacıyla inzivaya çekilirler. Bütün dinlerde de insanın kendi ile başbaşa kalması önemsenir ve tavsiye edilir. İnziva hali, özel günlerde itikafa girmek, tefekkür etmek şeklinde tanımlanır. Bu deneyim bizim için, toplumun yıpratıcı yokedici etkilerine karşı her zaman iyi bir yöntem olabilir mi?

Evdeki her ferde bunun gerekliliği anlatılsa, herkes kendi odasına kapansa, 1 saatlik inziva/itikaf için niyet etse acaba bu olur mu? Her bireyin kendi özel vaktine dair yaşayacağı arınma ve sükunet insanlığımıza çok şey katacaktır.

Buradaki niyet Allah ile başbaşa kalmak, O’nu tefekkür ederken, kendi insanlığımızı tartmak, ederimizi görebilmek… Ne yaptığımızı, ne yapacağımızı, ne yapmamız gerektiğini düşünmek… Eksilerimizle yüzleşmek, kusurlarımızı örtmesi için O’na yakarmak… Verdikleri için şükretmek, yoksun bıraktıklarında bir sırr aramak… Vardır bir bildiği diyebilmek…

Niyetimiz O’na yakınlığa ortam hazırlamak.

Bir pazar günü mesela. Evde misafir yok. Eş çoluk çocuk, herkes kendi bileceği saatte odasına çekilip 1 saatliğine inzivaya niyet etse. O 1 saatin içeriği malum. Saat dolmadan çıkma, konuşma, ihtiyaç giderme, tüm sosyal ağlar, telefon, bilgisayar, dış dünya ile temas… hepsi iptal.

Ne büyük arınma olur.

Ne büyük bir iyilik olur kendimize… Hele de ramazanı uğurlamadan…

der-gâh

İlginizi çekebilir

Kadınlar Mitler ve Toplumsal Cinsiyet
Güncel
19 views
Güncel
19 views

Kadınlar Mitler ve Toplumsal Cinsiyet

Der - Gâh - 30 Eylül 2019

Mitler bir toplumun hafıza depolarıdır. Kadınlar ise bu depoların hafıza kartları. Çünkü kadınlar zihinsel olarak hatırlama eylemini detaylandırmak ve hafızanın…

İnsanlık İçin Çağrı
Güncel
103 views
Güncel
103 views

İnsanlık İçin Çağrı

Der - Gâh - 3 Eylül 2019

  ‘‘ Benim bir karıncaya ulu nazarım vardır.’’ İnsan İçin İnsanca Yaşam Toplumda yaşanan her türlü taciz, tecavüz, baskı, otoriter…

RODRİGO ARANJUEZ, DÖNÜŞ YOLU; YAHYA KEMAL
Kitaphâne
77 views
Kitaphâne
77 views

RODRİGO ARANJUEZ, DÖNÜŞ YOLU; YAHYA KEMAL

Der - Gâh - 7 Temmuz 2019

  Rodrigo, "Endülüs’e Ağıt" isimli bestesiyle oryantalizm ziftine bata çıka yol almaya çalışan münevverlere kaybolduğu dönüş yolunu göstermek için sesten…

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.