İnziva’yı Unuttuk mu?

27 Mayıs 2019
121 Okunma

 

Zor zamanlarda mı yaşıyoruz?

Modernizmin ve dahi postmodernizmin ortalığı kasıp kavurduğu, sosyal medya denilen ağın bir gayya kuyusu gibi insanları çektiği zamanlardayız. Varolmak için, varlığımızı anlamlandırmak için, varlığımızı farkettirmek için, onaylanmak için yitip gittiğimiz mecralarda vakitler vakitler öldürüyoruz…

Hergün sabah mesaisinde kapitalizmin sert yüzüne çarpan, akşam iş çıkışlarının hengamesinde kendisini eve zar zor atan insan o saatten sonra vaktinin hangi kısmına sahip çıkabilir?

Vakitlerimizi nakite dönüştüren sistemin zalim çarkları arasında bir anlık durup dinlenmek kabil değil. Fakat bu hep böyle mi gidecek? Yani insan, kendi başına bir birey olarak kapitalist sömürü sistemine rağmen zamanına sahip çıkarak surda bir gedik açamaz mı?

Bir köleliğin gönüllüleriyiz. Acaba bu gönüllü kölelik devam ederken biz kendi hayatlarımızda küçük dinlenme alanları, durup düşünme aralıkları oluşturamaz mıyız?

Sistem bizi öğütedursun, erdemli, çevresine faydalı, diğergam ve kendi kendiyle barışık insan olmak konusundaki ısrarlarımız asla dinmiş değil. Herşeyimiz varken mutsuz olmamız, hep birşeylerin eksik olduğu hissine kapılmamız bundan. Mayamız gereği süreki iyiyi arayışımız var. Bulamadığımızda huzursuzluk hissettiğimiz şey bu.

O halde bu iki arada bir derede kalmış halimize bir merhem bulabiliriz miyiz?

Yaralarımızı az da olsa, kabuk bağlayacak hale getirebilir miyiz? Kendimizi dinleyerek, etrafımızdaki gürültüden, koşturmacadan, hızdan, karmaşadan uzaklaşıp ‘bir aralık’ kendimizi dinleme imkanımız var mı?

 

Gün İnzivası

Bilindiği gibi sufiler Allah’a yaklaşabilmek amacıyla inzivaya çekilirler. Bütün dinlerde de insanın kendi ile başbaşa kalması önemsenir ve tavsiye edilir. İnziva hali, özel günlerde itikafa girmek, tefekkür etmek şeklinde tanımlanır. Bu deneyim bizim için, toplumun yıpratıcı yokedici etkilerine karşı her zaman iyi bir yöntem olabilir mi?

Evdeki her ferde bunun gerekliliği anlatılsa, herkes kendi odasına kapansa, 1 saatlik inziva/itikaf için niyet etse acaba bu olur mu? Her bireyin kendi özel vaktine dair yaşayacağı arınma ve sükunet insanlığımıza çok şey katacaktır.

Buradaki niyet Allah ile başbaşa kalmak, O’nu tefekkür ederken, kendi insanlığımızı tartmak, ederimizi görebilmek… Ne yaptığımızı, ne yapacağımızı, ne yapmamız gerektiğini düşünmek… Eksilerimizle yüzleşmek, kusurlarımızı örtmesi için O’na yakarmak… Verdikleri için şükretmek, yoksun bıraktıklarında bir sırr aramak… Vardır bir bildiği diyebilmek…

Niyetimiz O’na yakınlığa ortam hazırlamak.

Bir pazar günü mesela. Evde misafir yok. Eş çoluk çocuk, herkes kendi bileceği saatte odasına çekilip 1 saatliğine inzivaya niyet etse. O 1 saatin içeriği malum. Saat dolmadan çıkma, konuşma, ihtiyaç giderme, tüm sosyal ağlar, telefon, bilgisayar, dış dünya ile temas… hepsi iptal.

Ne büyük arınma olur.

Ne büyük bir iyilik olur kendimize… Hele de ramazanı uğurlamadan…

der-gâh

İlginizi çekebilir

Yatışmaz Bir Entellektüel Georges Dumezil
Güncel
19 views
Güncel
19 views

Yatışmaz Bir Entellektüel Georges Dumezil

Der - Gâh - 16 Mayıs 2020

Georges Dumezil Eskilerin deyimiyle hezarfen bir bilim adamı. Bizim için bu yazının konusu olmasının nedeni ise durup dinlemeden tutkularının peşinden…

Adalet İlla Adalet!
Güncel
15 views
Güncel
15 views

Adalet İlla Adalet!

Der - Gâh - 18 Nisan 2020

Bismark’ın ‘‘Bir insan Romanya’da karısına, Türkiye’de mülküne sahip olamaz.’’ sözü bugünlerde tam da içinde yaşadığımız durumu özetleyen bir söz olarak…

Kanonlar Arasına Sıkıştırılmış Kadınlar
Güncel
24 views
Güncel
24 views

Kanonlar Arasına Sıkıştırılmış Kadınlar

Der - Gâh - 7 Mart 2020

Ondokuzuncu yüzyılın ortalarında başlayan kadın hareketinin kökeninde ataerkil düşüncenin tüm sosyal alanlara sirayet etmiş baskısı karşısında kadının kendini bulamaması yatar.…

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.